HAS-BLED skoru, atriyal fibrilasyonu olan hastalarda antitrombotik tedavi altındaki bir yıllık majör kanama riskini tahmin etmek için Euro Heart Survey kohortundaki 3978 hastadan türetilmiştir (Pisters 2010). Kohortta bir yıl içinde 53 majör kanama gözlenmiş, kanama hızı puan arttıkça basamaklı biçimde yükselmiştir. Skor daha sonra SPORTIF III ve V çalışmalarının 7329 antikoagülan alan hastasında dışsal olarak doğrulanmış, denenen kanama risk şemaları arasında en iyi başarımı göstermiştir (Lip 2011); aynı analizde ayrım gücü ölçütü olan c istatistiği tüm kohortta 0,50 ile 0,67 arasında, varfarine yeni başlayan hastalarda 0,68 bulunmuştur. Yani skorun bireysel kanama kestirimi orta düzeydedir ve tek bir hasta için kesin olasılık vermez.
Yüksek puanın kılavuzdaki karşılığı açıktır. ESC 2020 atriyal fibrilasyon kılavuzu, HAS-BLED skorunun değiştirilebilir kanama risk etkenlerini ele almak ve 3 puan ve üzerindeki hastaları daha erken, daha sık klinik izleme almak için kullanılmasını Sınıf IIa olarak önerir; kanama risk skorlarının antikoagülan başlama ya da kesme kararını yönlendirmesini ise Sınıf III olarak işaretler (Kuo 2021 bu iki maddeyi birlikte aktarır). Uygulamada ele alınan başlıca değiştirilebilir etkenler kan basıncı kontrolü, zorunlu olmayan antiagregan ve steroid dışı antiinflamatuvar ilaçların kesilmesi, K vitamini antagonisti kullananlarda terapötik aralıkta geçen sürenin iyileştirilmesi ve alkol tüketiminin azaltılmasıdır (Lane ve Lip 2020).
Kılavuzların yönü 2024 yılında değişmiştir. ESC 2024 atriyal fibrilasyon kılavuzu yapılandırılmış hiçbir kanama risk skorunu adıyla önermez ve HAS-BLED skoru, 2010, 2012 ve 2020 sürümlerinde yer aldığı hâlde öneri tablolarından çıkarılmıştır; buna karşılık antikoagülanın yalnız kanama risk etkenlerine bakılarak kesilmemesi önerisi korunmuştur. Amerika Birleşik Devletleri kılavuzları skoru izlem aracı olarak sürdürmektedir. Bu tartışma sayfada bilinçli olarak açık bırakılmıştır: hangi kılavuzu esas aldığınızı ve skoru hangi amaçla hesapladığınızı dosyaya yazın.
Skorun sınırlarını da hatırlayın. Maddelerin bir bölümü inme riskiyle ortaktır, bu yüzden yüksek kanama riski olan hastanın çoğu zaman inme riski de yüksektir ve antikoagülasyondan sağlanacak mutlak yarar da büyür. Labil INR maddesi doğrudan oral antikoagülan kullananlarda ölçülemediği için bu hastalarda ulaşılabilen en yüksek puan 8 olur. Skor tek bir anın fotoğrafıdır: yaş, kan basıncı, böbrek işlevi ve ilaç listesi değiştikçe yeniden hesaplanması gerekir.
Skoru kardiyoloji dışında da sık görürsünüz, ama işlevi değişir. Nörolojik açıdan bakıldığında intrakraniyal kanama geçirmiş ya da iskemik inme sonrası izlenen hastada antikoagülanın yeniden başlatılıp başlatılmayacağı ve ne zaman başlatılacağı bu skorla belirlenmez; ESC 2020 kanama skorunun antikoagülan kararını yönlendirmesini Sınıf III olarak işaretler ve ESC 2024 antikoagülanın yalnız kanama risk etkenlerine bakılarak kesilmemesi önerisini korur, inme sonrası başlama zamanlaması ayrı bir değerlendirmedir. Dahiliye ve geriatri pratiğinde ise skorun asıl karşılığı ilaç listesinin gözden geçirilmesidir: polifarmasi taraması, zorunlu olmayan antiagregan ve steroid dışı antiinflamatuvar ilaçların kesilmesi, böbrek ve karaciğer işlevinin düzenli izlenmesi, K vitamini antagonisti kullananlarda terapötik aralıkta geçen sürenin iyileştirilmesi ve alkol tüketiminin azaltılması hem puanı hem gerçek kanama riskini düşürebilecek adımlardır (Lane ve Lip 2020).
Bu satırlar kaynak atıflıdır ve hastaya özel tedavi önerisi içermez; antikoagülan seçimi, dozu ve izlem planı klinik tablo ve kurum protokolü ile birlikte belirlenir.