ISTH overt DIC skoru bir tanı testi değil, altta yatan hastalığı bilinen bir hastada yaygın damar içi pıhtılaşmanın varlığını nesnelleştiren bir puanlamadır. Taylor 2001 ölçeği tanımlarken iki basamaklı bir okuma önerir: 5 ve üzeri puanda tablo overt DIC ile uyumludur ve puanlama her gün tekrarlanır, 5 puanın altında sonuç overt olmayan DIC lehine düşündürücüdür ve puanlama 1-2 gün içinde tekrarlanır. Bakhtiari 2004, ölçeği 217 yoğun bakım hastasından alınan 660 örnekte prospektif olarak sınamış, uzman görüşü ölçüt alındığında duyarlığı yüzde 91, özgüllüğü yüzde 97 bulmuş ve skordaki her 1 puanlık artışın 28 günlük mortalite için 1,25 odds oranı ile ilişkili olduğunu bildirmiştir.
Levi 2009 (British Committee for Standards in Haematology) ve bu rehberi iki başka kılavuzla uyumlaştıran Wada 2013 (ISTH) tedavinin temel taşını altta yatan hastalığın tedavisi olarak tanımlar. Her iki metin, trombosit ve plazma bileşeni transfüzyonunun öncelikle laboratuvar sonuçlarına değil kanamaya göre verilmesini belirtir: kanaması olan veya invaziv girişim planlanan ve trombositi 50 ×10⁹/L altında olan hastada trombosit transfüzyonu, kanaması olan ve protrombin zamanı ile aktive parsiyel tromboplastin zamanı uzamış hastada taze donmuş plazma değerlendirilir. Klinik tablosunda tromboz ön planda olan DIC olgularında (arteriyel veya venöz tromboemboli, akral iskemi ile giden ağır purpura fulminans) tedavi dozunda heparin, yüksek kanama riski olmayan hastalarda seçenek olarak tanımlanır; kritik hastalıkta ve kanaması olmayan hastada profilaktik dozda heparin venöz tromboemboli önlemi olarak önerilir.
Skorun yorumu her zaman ayırıcı tanı ile birlikte yapılır. Trombositopeni, uzamış protrombin zamanı ve düşük fibrinojen üçlüsü ağır karaciğer hastalığında, dilüsyonel koagülopatide, trombotik mikroanjiyopatilerde (trombotik trombositopenik purpura, hemolitik üremik sendrom), HELLP sendromunda, primer hiperfibrinolizde ve heparinle ilişkili trombositopenide de görülebilir. Fibrinojenin akut faz proteini olması nedeniyle enfeksiyon zemininde geç düşmesi, D-dimer yüksekliğinin ise cerrahi, travma, gebelik, venöz tromboemboli ve malignitede özgül olmaması ölçeğin iki bilinen kısıtıdır. Bu nedenle tek bir puan üzerinden karar vermek yerine seri ölçüm yapılması Levi 2009 tarafından ayrıca vurgulanır.
Uygulama notu: ölçek ağırlıklı olarak erişkin yoğun bakım ve dahiliye hastalarında doğrulanmıştır; puanı hematoloji ve yoğun bakım ekipleriyle birlikte değerlendirin. Fibrin belirteci maddesinde sayısal eşik ISTH tarafından tanımlanmadığı için "orta" ve "belirgin" ayrımınızı ve kullandığınız testi dosyaya yazın, aksi hâlde aynı hastanın puanı merkezler arasında farklılaşır. Bu satırlar kaynak atıflıdır ve hastaya özel tedavi önerisi içermez; transfüzyon, antikoagülasyon ve girişim kararları klinik tablo, kanama riski ve kurum protokolü ile birlikte verilir.